İlişkin

Gürcistan Başbakanı Kobakhidze, ABD ve AB büyükelçileri ile ‘yabancı ajanlar’ yasasını görüştü

Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze, ABD, AB ve AB üyesi ülkelerin büyükelçilerine ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı‘ yasa tasarısının canlı yayında halka açık bir şekilde tartışılmasını teklif etmiş ve bu şekilde toplumun Gürcistan’ın egemenliğini korumak için bu yasanın kabul edilmesinin gerekliliğini anlayacağını vurguladı.

Görüşmeye ilişkin açıklamasında, “Toplantıda, Gürcü toplumunun ve Gürcistan’ın dostlarının kafasında herhangi bir soru işareti kalmaması için hükümetin yasayı açıkça tartışmaya hazır olduğunu bir kez daha yineledim” diyen Kobakhidze söz konusu tasarının tüm temel yasal ilkelerle tamamen uyumlu olduğunu belirterek bu yasasın yalnızca ‘sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili medyanın mali durumlarının yıllık olarak yayımlaması’ amacına hizmet ettiğinin altını çizdi.

Kobakhidze yetkililerin şeffaflık örneği sergilerken, tüm hükümet kararları ve normatif eylemler yayımlanırken, STK’ların asgari şeffaflık standardına uymasının neden kabul edilemez olduğunun anlaşılmaz olduğunu vurguladı.

Hükümet İdaresi’ndeki toplantıya ABD’nin Gürcistan Büyükelçisi Robin Dunnigan, AB Büyükelçisi Pawel Gercinski ve Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Büyükelçisi Mark Clayton da katıldı.

Çoğunluğun argümanları

Parlamento çoğunluğunun temsilcilerinin ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı‘ yasasının kabul edilmesinin gerekliliğine ilişkin kendi argümanları bulunuyor.

Halkın Gücü Partisi milletvekili Mihail Kavelaşvili, Hukuk İşleri Komitesi toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, söz konusu yasanın şeffaflık ve kamuoyuna bilgi sağlanması olmak üzere iki konuyu kapsadığını belritere konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:

Yurtdışından yüzde 20’den fazla fon alan kuruluşlar hakkında herkesin bilgi sahibi olması gerekir. Burada kabul edilemez, anlaşılmaz olan nedir? Bütün bunlar spekülasyon. Burada Rus olan nedir anlamıyorum? Amerika Birleşik Devletleri’nde, Avusturya’da, Fransa’da benzer bir yasanın yürürlükte olduğunu söylüyoruz.

Gürcü Rüyası Milletvekili David Matikaşvili de, “Rus yasası diye bir şey yok. Hiçbir şeyi iptal etmeye gerek yok. Bu bir Avrupa yasasıdır. Sadece şeffaflıkla ilgilidir, başka bir şeyle değil” açıklamasında bulundu.

Parlamento’daki görüşmeler kavga sebebiyle yarıda kesilmişti

Gürcistan Parlamentosu’nda yaşanan kavga sebebiyle ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı‘ yasasının görüşülmesi yarıda kesilmek zorunda kaldı.

Gürcistan Parlamentosu Hukuk Komisyonu’nda ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı‘ başlıklı yasa tasarısının görüşüldüğü toplantıya, muhalefetteki Vatandaşlar Partisi milletvekili Aleko Elisaşvili‘nin kürsüde konuşan parlamento çoğunluk lideri Mamuka Mdinaradze‘ye vurması üzerine 20 dakika ara verilmek zorunda kalındı.

Söz konusu hadise Mdinaradze‘nin muhaliflerine Gürcistan yasa tasarısının benzer Rus ve Amerikan yasalarından daha liberal olduğunu anlattığı esnada gerçekleşti. Muhalefet ise yeniden başlatılan yasa tasarısının bir ‘Rus yasası’ olduğu ve Batılı ülkelerin yasalarıyla hiçbir ortak yanı bulunmadığı konusunda ısrar etti.

Gürcistan’a Avrupa Birliği, ABD, BM, NATO ve Avrupa Konseyi‘ne üye ülkeler tarafından tasarıyı reddetmesi çağrısında bulunuldu.

Gürcü yetkililer ise yabancı bağışçıların Gürcistan’daki radikal grup ve partilere yönelik gizli finansmanı artırdığını belirterek ABD, İsrail ve Avustralya‘da yabancı fonların şeffaflığına ilişkin yasalar bulunduğunu, AB ve Fransa’da ise bu tür tasarıların görüşülmekte olduğunu vurguluyor.

İktidardaki Gürcü Rüyası Partisi Genel Sekreteri Mamuka Mdinaradze, Batılı ortakların ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı‘ yasa tasarısına ilişkin eleştirilerini yorumlarken, Gürcistan’ın özgür ve bazen de zor kararlar almasıyla daha çok takdir edileceğini söyledi.

Görüşmeler esnasında Batı’nın tutumu, Gürcü yetkililerin yasa tasarısına karşı olan muhaliflerinin temel argümanlarından biri olarak savunuluyor. Önde gelen muhalefet partileri ve saygın sivil toplum örgütleri ‘yabancı ajanlar’ yasasının Gürcistan’ın dost ve düşmanlarını eşitlediğini, STK’ları etiketlediğini ve ülkenin AB’ye entegrasyonunu engellediğini iddia ediyor.

Mdinaradze açıklamasında, “Tüm samimiyetimle söylüyorum ki Avrupa Birliği yolunda herhangi bir sorun yaratacak durumda değiliz. Bazen sert, net ve özgür kararlarımız ve tutumumuz sayesinde daha fazla takdir göreceğiz. Dostlarımıza bu tutumun kabul edilemez olduğunu söylüyoruz. Amerika, Avrupa, Fransa, Avustralya, Kanada yasalarında olmayan en az bir madde bulun” açıklamasında bulundu.

Eğer başlarını öne eğmeleri halinde kendilerini kimsenin takdir etmeyeceğini vurgulayan Mdinaradze konuşmasında şu cümlelere dikkat çekti:

Saygınlığınızı kaybederek Avrupa entegrasyonu yolunda ilerlemenin bir yolu yoktur. Bağımsızlık, ilke, egemenlik ve gerçek Hristiyan demokratik ilkelerin tanınmasıyla ilerleyeceğiz. Dostlarımızla eşit şartlarda konuşmaya başladığımız anda bu ülke kurtuluşa erecektir.

En büyük muhalefet partisi olan Birleşik Ulusal Hareket’in Başkanı, Milletvekili Levan Habeişvili, bugün bu yasanın toplumu birleştirmediğini, sadece Gürcistan’ı Avrupa Birliği’nden uzaklaştırdığını gösterdiğini söyledi.

Parlamento çoğunluğuna seslenen Habeişvili, “Eğer bu yasa, şartlı olarak konuşursak, sadece Mamuka Mdinaradze ve Irakli Zarkua anladıysa ve dünyada başka hiç kimse anlamadıysa, neden böyle bir yasaya ihtiyacınız var? Neden şimdi buna ihtiyacınız var? Neden insanları çıldırtıyorsunuz?” açıklamasında bulundu.

Yasanın maksadı ne?

Gürcü Rüyası Partisi Genel Sekreteri Mamuka Mdinaradze, Gürcistan’ın yasa tasarısının finansmanın şeffaflığını sağlamayı amaçladığını, dolayısıyla Avrupa Birliği değerlerine uygun olduğunu ve Gürcistan’ın Avrupa entegrasyonuna engel olamayacağını vurguladı.

Mdinaradze açıklamasında Gürcistan’a artan ‘kara para‘ akışının geliştirilen yasa tasarısı ile önlenmesinin amaçladığını belirterek, “Eğer birileri iyi bir iş yapıyorsa, şeffaflıkla ilgili bir sorun olmamalı. Ancak burada sadece ‘kara paranın’ korunması söz konusu” dedi.

Mdinaradze, ABD, İngiltere, Kanada, İsrail ve Avustralya’da yabancı fonların şeffaflığına ilişkin yasalar bulunduğunu, AB ve Fransa’da ise bu tür tasarıların görüşülmekte olduğunu vurgualyaran Mdinaradze, “Rus, Amerikan, Fransız ve diğerlerinin aksine, bizim tek bir kısıtlamamız yok. Sadece kayıt yaptırmak ve ne aldığımızı ve neye harcadığımızı söylemek istiyoruz” dedi.

Mdinaradze, sivil toplum sektörünün Gürcistan’da ‘en şeffaf olmayan sektör‘ olduğu gerçeğinin, Avrupa Konseyi’nin Kara Para Aklama ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadelenin Değerlendirilmesine ilişkin Uzmanlar Komitesi’nin (MONEYVAL) 2020’den itibaren Gürcistan’a yönelik tavsiyelerini içeren belgesinde de belirtildiğini kaydetti.

Toplantıda hazır bulunan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, faaliyetlerinin Hibeler kanunu, vergi kanunu ve diğerleri de dahil olmak üzere 15 kanunla düzenlendiğini ve “‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı‘ kanun tasarısının kabul edilmesinin STK’lara sadece rencide edici etiketler vereceğini vurguladı.

Gürcistan Genç Avukatlar Derneği Başkanı Nona Kurdovanidze yasayı eleştirerek, “Neden bize ajan dediğiniz yeni bir kayıt oluşturuyorsunuz? Tanımı değiştirmiş olmanız özü değiştirmiyor” dedi.

Muhalefet tasarının geri çekilmesini talep etti

Gürcistan Parlamentosu’nda ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı‘ yasa tasarısının görüşülmesine protestolar arasında başlandı. Muhalefet milletvekilleri yasama organı binasında, sivil toplum örgütleri ve sivil sektör temsilcileri ise dışarıda protesto gösterisi düzenledi.

Mart 2023’te kitlesel protestolar sebebiyle geri çekilen ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı’ yasa tasarısını başlatmış, daha sonra Gürcü yetkililer hem muhalifler hem de Avrupa Birliği, ABD, BM ve Avrupa Konseyi tarafından eleştirilmişti.

Konunun yeniden gündeme gelmesinde, şeffaflık vaatlerine rağmen yabancı bağışçıların Gürcistan’daki radikal grup ve partilere yönelik gizli finansmanlarını artırmasının etkili olduğunu belirtildi.

Komite oturumu başlamadan önce muhalefet partilerinden milletvekilleri ortak bir basın toplantısı düzenleyerek tasarının geri çekilmesini talep etti.

Muhalefet partilerinden Birleşik Ulusal Hareket milletvekili Tina Bokuçava yaptığı açıklamada, “Gürcistan parlamentosunun bu yasayı geçirmesini engellemek için her şeyi yapacağız. Amacımız Gürcü halkının Avrupa tercihini korumak, Avrupa’ya evet, Rus yasalarına hayır diyen Gürcü vatandaşlarının ezici çoğunluğunun tercihini korumaktır” dedi.

Eurooptimists siyasi grubundan milletvekili Hatia Dekanoidze ise vatandaşları parlamentoya gelerek protesto etmeye çağırdı. Dekanoidze düzenlediği brifingde “Ülkemiz önemli bir jeopolitik seçimle karşı karşıya, bu nedenle herkesi mümkün olduğunda Gürcistan parlamentosuna gelmeye çağırmak istiyorum” dedi.

Yine muhalefetteki Agmashenebeli Strategy partisinden milletvekili Paata Manjgaladze de “Gürcü Rüyası şeffaflığı umursamıyor. Eğer bununla ilgilenseydi, medya temsilcilerinin yasama organı binasına girmesini engellemezdi” açıklamasında bulundu.

Yasanın ayrıntıları

Tasarı yalnızca yabancı gücün çıkarlarını destekleyen kuruluşların kayıt altına alınmasını ve bunların finansmanının şeffaflığını öngörüyor. Yasa ile söz konusu kuruluşların faaliyetlerine herhangi bir kısıtlama getirilmiyor.

Yalnızca yıllık gelirlerinin yüzde 20’sini dış bir güçten sağlayan tüzel kişiler, ‘yabancı bir gücün menfaatlerini gözeten kuruluş‘ olarak kabul edebileceğini belirtiliyor.

Kuruluşun ilgili kriterleri karşılaması durumunda, tescil için Ulusal Kamu Sicili Ajansı’na kendisinin başvurması gerekirken söz konusu bu işlemin ücretsiz olduğu ifade ediliyor.

Yine söz konusu tasarıya göre, ‘yabancı gücün menfaatlerini gözeten kuruluşların‘ siciline kayıtlı kuruluşların, her Ocak ayında bir önceki yılın mali beyanını elektronik olarak doldurması gerekiyor.

‘Yabancı menfaat kuruluşu’ ve ‘Yabancı güç’ nasıl tanımlanıyor?

Söz konusu yasada ‘yabancı menfaat kuruluşu‘ şu şekilde tanımlanıyor:

Bir idari organ tarafından kurulmayan ve bir spor federasyonu veya kan kuruluşu olmayan ve kar amacı gütmeyen bir tüzel kişilik;
Yayıncı;
Yazılı medya sahibi olan bir tüzel kişilik;
Yıllık gelirlerinin yüzde 20’sinin kaynağının ‘yabancı bir güç’ olması halinde, Gürcüce alan adı ve/veya internet üzerinde Gürcü dilinde kitlesel bilgi dağıtmak için alan adı sahibi olan veya kullanan bir tüzel kişilik.

Söz konusu yasada ‘yabancı güç‘ şu şekilde tanımlanıyor:

Yabancı bir ülkenin güç sistemini oluşturan bir varlık;
Gürcistan vatandaşı olmayan bir gerçek kişi;
Gürcistan mevzuatı temelinde kurulmamış bir tüzel kişilik;
Başka bir devletin hukukuna ve/veya uluslararası hukuka dayalı olarak kurulmuş bir örgütsel varlık (vakıf, dernek, birlik, şirket vb.) veya diğer insan oluşumları.

Yasaya ilişkin ABD ve AB’den tepkiler geliyor

Söz konusu yasaya ilişkin ABD ve Avrupa’dan tepkiler gelmeye devam ediyor.

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sebastian Fischer Gürcistan’ın yabancı ajanlarla ilgili parlamentoya sunmayı planladığı yasanın kabul edilmesi halinde Avrupa Birliği’ne (AB) katılım adayı statüsünü kaybedebileceğini dile getirdi.

Söz konusu yasa tasarısına ilişkin bir diğer uyarı da ABD’den gelmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, yabancı ajanların durumuna ilişkin yasa tasarısının Gürcistan parlamentosuna yeniden sunulmasından duyduğu endişeyi dile getirerek bu hamlenin ülkeyi Avrupa yolundan çıkaracağına inandığını söylemişti.

Girişimin başarısızlık öyküsü

Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı Yasası‘nı geçirmek için ilk girişim 2023 baharında yapılmıştı. Girişim, parlamento çoğunluğunun bir parçası olan ‘Halkın Gücü’ partisi milletvekillerinin geçen yıl Şubat ayı ortasında tasarıyı gündeme getirmelerinin hemen ardından başlamıştı.

Yetkililer, projenin tek amacının medya ve sivil toplum kuruluşlarının finansmanında şeffaflığı sağlamak olduğunu açıklayarak bu fikri desteklemişti.

İktidardaki Gürcü Rüyası ve Halkın Gücü liderleri, bu tasarının ABD’deki Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası’ndan (FARA) çok daha liberal olduğunu zira ilk etapta ihlali halinde herhangi bir cezai yaptırım öngörmediğini vurgulamıştı.

Muhalefet ve yasa taslağına göre gelen finansmanla ilgili verileri açıklaması gereken sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, taslağı derhal bir ‘Rus yasası’ olarak nitelendirmişti.

Daha sonra ABD’nin Gürcistan Büyükelçisi Kelly Degnan bunun bir ‘Rus yasası’ olduğunu dile getirmişti ve Gürcü yetkililer ABD Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Dış Politika Servisi, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri ve Gürcistan’daki BM Ofisi tarafından eleştirilmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı o dönemde Gürcistan’daki yasayla ilgili endişelerini dile getirmişti. Ve yine ABD’nin Gürcistan Büyükelçisi Kelly Degnan, Gürcistan parlamentosundan yasa tasarısını geri çekmesini ve revize etmesini isteyerek bu girişim Gürcistan’ın çıkarlarına uygun olmadığını vurgulamıştı.

Söz konusu tasarı ayrıca AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell tarafından da kınanmıştı.

Akabinde Gürcistan’da protestolar başlamış ve Tiflis’in merkezindeki parlamentonun önünde bu protestolar ayaklanmaya dönüşmüştü. Protestoculardan bazıları saldırgan bir tutum sergileyerek polise taş ve molotof kokteyli ile saldırmış, bunun sonucunda 58 kolluk kuvveti yaralanmıştı. Polis ise göstericilere karşı tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve biber gazı kullanmıştı.

7-9 Mart Protestoları sırasında onlarca gösterici gözaltına alınmış ve neredeyse hepsi para cezasına çarptırılmıştı. Sadece Lazare Grigoriadis isimli bir protestocu tutuklanmıştı. Grigoriadis, polis memurlarına molotof kokteyli atarak ikisinin yanmasına sebep olmakla suçlanıyor.

Sonuç olarak yetkililer, bu girişimin saklayacak bir şeyleri olanları ortaya çıkarma işlevini büyük ölçüde yerine getirdiğini belirterek ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı‘ yasasını kabul etme fikrinden vazgeçmeye karar vermişti.

Rusya’dan iddialara yanıt

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, söz konusu yasaya ilişkin iddalara yanıt vererek, Gürcistan’daki yabancı ajanlar yasasının ne özde ne de biçimde Rusya ile bir ilgisi olmadığını, Gürcü yetkililerin kendilerinin de Amerikan kurallarına benzer kurallar getirdiklerini söylemişti.

Gürcü yetkililerin ve bazı parlamenterlerin Amerika’dakine benzer bir yabancı ajanlar yasası çıkardığını ifade eden Peskov, “Rusya’nın bununla ne özde ne de biçimde hiçbir ilgisi yoktur. Gürcistan’ın içişlerine karışmıyoruz” cümlesinin altını çizmişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Gürcistan’da yabancı ajanlar yasasının kabul edilmesine ilişkin ABD’nin tutumuna tepki göstermiş ve ABD Büyükelçisi Kelly Degnan‘ın, ABD’deki Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası’nın yasadan kelimesi kelimesine tercüme edilmiş olsa bile Washington’un Gürcistan’daki yabancı ajanlar yasasına karşı olduğunu söyleyen açıklamasını hatırlatmıştı.

Zaharova açıklamasında, “Zira Washington’a göre ABD, herkesin yapamadığını yapabilen istisnai bir ülke” cümlesine yer vermişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova yine AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell‘in ‘Tiflis’te protestolara neden olan yabancı ajanlarla ilgili yasanın AB değerleriyle bağdaşmadığı’ yönündeki açıklamalarının ardından ABD’nin AB’de bulunmaması konusuna esprili bir şekilde yaklaşarak, “ABD’nin neden henüz Avrupa Birliği’nde olmadığı şimdi anlaşılıyor” diye yazmıştı.

kagizmanajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu